OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK
SIK SORULANLAR
Dikkat Eksikliği - Hiperaktivite (Çocuk)
Dikkat Eksikliği - Hiperaktivite (Yetişkin)
Otizm
Asperger Bozukluğu
Obsesif Kompulsif Bozukluk
Tik Bozukluğu
Kaygı Bozuklukları
Depresyon
Bipolar Bozukluk
  • Obsesif Kompulsif Bozukluk nedir?

    Obsesyonlar endişeye yol açan zorunlu düşüncelerdir.  Kompulsiyonlar, tekrarlayıcı zorunlu ritüeller için kullanılan bir terimdir. Obsesyonlar ve /veya kompulsiyonlarla seyreden klinik tablonun ismi obsesif kompulsif bozukluktur.

    Obsesyonlar birey istemeden aklına gelen,  bireyi zorlayan, endişe yaşatan düşüncelerdir. Çocuklarda obsesyonlar daha çok bir yakınını kaybetme korkusu şeklinde kendini gösterir. Bunun dışında kirlenmekten,  mikrop kapmaktan korkma, bir hastalık taşıma endişesi, başkalarına zarar verme endişesi, yaptığı şeyden kuşkuya düşme endişesi, yanlış yapma endişesi (vicdani sorunlar), cinsel korkular, dini olarak kutsal sayılan konularda uygunsuz düşüncenin aklına gelmesinin yarattığı günah işleme endişesi, sık görülen obsesyonlardır.

    Obsesyonları nötralize etmek için zorunlu eylemler, kompulsiyonlar  söz konusudur. Bu durduramadığı eylemler sıklıkla, sözlü onay alma, tekrar etme, kontrol etme ve ettirme, düzenleme, istifleme/biriktirme şeklindedir. Küçük yaş çocuklarda bazen obsesyonlar tanımlanamaz ve daha çok kompulsiyonlar söz konusudur, örneğin sık el yıkama, oyuncakları belli sıra ile dizme, bu sıra ve düzen bozulduğunda aşırı huzursuz olma, evdeki çöpün bile atılmasından rahatsız olma vs. Bazen kompulsiyonlar kaçınma davranışı şeklindedir, örneğin çocuğun kendi tuvalet temizliğini yapamaması, bundan iğrenmesi, okulda tuvalete gidememesi, kapı kollarını tutamaması. Sıklıkla çocuklar yaşadıkları endişeler sebebi ile ebeveyni ritüellerine iştirak ettirip,  onlardan onay beklerler. Yaptığı ödevin doğru olup olmadığını defalarca sorma, her hangi bir hastalığa yakalanıp yakalanmadığını sorma, aklından geçen uygunsuz, cinsel bir düşüncenin gerçekte olup olmadığını sorma, dini olarak kutsal sayılan konularda içinden geçenin günah olup olmadığını sorma, törensel davranışlar, bu çocuklarda sık görülen özelliklerdir.

     

    Çocuklar ve Ergenlerde Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) ne sıklıkta görülür?

    %1-2 oranında görülmektedir, erkeklerde kızlardan daha sıktır.

     

    OKB çocuklarda en sık hangi yaşta başlar?

    Başlangıç yaşı sıklıkla 9-10 yaştır, ancak 6-12 yaş arası her hangi bir yaşta görülebilir.

     

    OKB tanısı alan çocuklarda başka psikiyatrik sorunlar da görülür mü?

    Bu çocukların çoğunluğunda, en az başka bir psikiyatrik boz eşlik ediyor, en sık tik, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, depresyon, kaygı bozuklukları ile bir aradadır.

     

    Çocuk ve ergenlerde tanı nasıl konulur?

    Tanı ilk önce çocuk ve aileden edinilen bilgilerle konulur.  Önemli olan bu çocukların bu belirtiler sebebi ile kaybettikleri zaman süresi ve yaşadıkları endişenin şiddeti ve hayatları üzerindeki etkisidir.

     

    Obsesif Kompulsif bozukluğun sebebi nedir?

    Çeşitli araştırmalar beyindeki bazı yapısal farklılıklar özellikle cingulate kortekste, bazal ganglia, ve talamusta bildirmektedir. Ayrıca beyinde  çeşitli nörotransmiter (glutamate, DA ve 5HT  içeren nöronlar) sistemlerin bu belirtilerde rolü bilinmektedir. Genetik faktörler çok önem taşımaktadır, ayrıca çevresel faktörlerin de önemi bilinmektedir.

     

    Ebeveynin  bu konuda rolü var mı?

    Bu çocuklarda belirtiler baştan sinsice vardır, ebeveynler bu çocukların takıntılarına iştirak ederler örneğin, tuvalet temizliğin yapmaları, kapıya dokunamıyorsa dokunmaları, bazen yardım amaçlı ve çocuğun kaygısını azaltmak için yapılan bu eylemeler zamanla takıntıları pekiştirir.

     

    Çocuk ve Ergenlerde görülen OKB tam iyileşir mi?

    Çocuklukta başlayan OKB' nin hemen hemen yarısı yetişkine de devam eder. Geri kalanlarda genelde tam iyileşme veya çok hafif belirtiler arada bir görülür.

     

    Çocuk ve Ergende Görülen OKB'nin tedavisi nasıldır?

    Belirtiler hafif ise ve hasta psikoterapiğe hevesli ise bilişsel–davranışçı psikoterapi ilk tercihtir. Bu genelde 12-14 seans süren, her hafta görüşmelerin olması gereken bir uygulamadır. Belirtiler şiddetli ise veya aile /çocuk psikoterapiğe hazır değilse, ilaç tedavisi uygulanır. Genelde ilaç ve psikoterapi'nin birlikte kullanıldığı olgularda sonuçlar daha iyidir.

    İlaç seçimi çocuk ve ergenlerde, serotonerjik  geri alım inhibitörü grubudur bu grup genelde birinci seçenektir. Tedaviye iyi yanıt vermeyen vakalarda birden fazla ilaç kullanımı gerekebilir.

    Akılda tutulması gereken konu bu alanda ilaç tedavisini çok erken bırakmamak gerekir, bu uygulama çocuk ve ergen psikiyatrları denetiminde olmalarıdır.

WEB TASARIM Nuray Demir 0532 261 04 04

Anasayfa Özgeçmiş Yayınlar Diğer Akademik Etkinlikler İletişim Videolar | | | | |